Skip to content
Şu an buradasınız: Anasayfa arrow Antik Kentler
Antik Kentler
Finike-Elmalı karayolunun tam yarısında Arif köyünün kuzey doğusunda, köyü yürüyerek 20 dakika mesafede Şahin Kaya’nın dibinde kurulmuş bir Likya uygarlığı şehridir. Finike’ye 30 Km. uzaklıktadır. İlk yerleşme zamanına ait arkeolojik ve yazılı kaynaklara dayanan bilgi bulamadığımız Arykanda’nın, filolojik yönden, yerli bir isim oluşu eski bir yerleşme olduğunu biliyoruz. Ancak şehrin belgelere ve buluntulara göre tarihini şu anda M.Ö. 4.asırdan önceye götürmemiz güçtür. LİMYRA beyi Perikles zamanına ait sikkeler son buluntulara göre en eski belgelerdir. Bu duruma göre Arykanda’nın bir süre Pers egemenliğinde kalmış olması ve İskender ile birlikte el değiştirmesi gerekir. İskender’in ölümünden sonra, bölge ile birlikte, Arykanda’nın da önce ptolemaioslar’ın, sonra Selekuoslar’ın eline geçtiği ve Apemea barışından sonra Rodos’un kontrolüne girdiği kesindir. Roma İmparatorluğunun doğu ile daha fazla ilgilenmesi sırasında M.Ö. II.asırda Arykanda’nın Likya Birliğine dahil bir şehir olarak sikke bastığını görüyoruz. Kısa süreli istilaları saymazsak M.S. 43’de Claudius’un Likya Birliğine son verdiği tarihte Likya bölgesi Pamphilya ile birlikte bir eyalet haline sokulmuş ve Roma’ya bağlanmıştır.
M.S. II.Yüzyül Arykanda’nın isminin çeşitli kaynaklarca zikredildiği dönem olmaktadır. M.S. 240 da ki büyük depremden sonra kısa süre III. Gordianus portresini sikkeye basan Arykanda’nın, Bizans egemenliği sırasında adının Akalanda olduğunu belgelerden biliyoruz. Kalıntı ve Bizans kaynaklarındaki bilgilerle XI. Asra kadar mevcudiyetini bildiğimiz Arykanda’nın belki bu tarihten sonra yer değiştirmiş olması ve şehre ait kalıntıların bulunduğu yerden Orta Çağ kalıntılarının bulunduğu harabenin karayolunun güneyindeki yere taşınmış olması mümkündür. Arykanda’nın kalıntıları, Elmalı-Finike karayolunu, Avlan Belinden sonra kontrol edebilecek, bununla beraber gözden ırak bir yerde bulunmaktadır. Teraslar halinde bir kuruluş gösteren şehrin en üst terasında stadion yer almaktadır. Stadionun bir teras aşağısında yapılmış olan grek plan tipi Roma devrinde inşa edilmiş bir tiyatro bulunur. Likya bölgesinin ufak fakat iyi korunmuş tiyatrolarından biri olan Arykanda tiyatrosunun bir alt terasında oldukça geniş bir alanı kapsayan agora ve odean yer alır.
Şehren özellikle “Doğu Nekropolü” diye isimlendirilen nekropol sahası bir çoğu ayakta kalmış mezar binaları ile dikkati çeker. Sağlam kalmış veya kalıntıları ile eski hali göz önüne getirilebilecek mezar binalarının hepsi M.S.II. asır ve sonrasına aittir. Bu birbirine teras görevi yapan mezar binalarından oluşan nekropolün en alt terasında çatı hizasına kadar ayakta kalmış hamam, Arykanda’nın belki de en iyi korunmuş yapılarından bir diğeridir.
Çok geniş bir alanı kaplayan Arykanda şehrinin Batı Nekropolünde de doğudakilere benzer mezar binaları bulunmaktadır. Ayrıca Aykırıçay’ın çıktığı yerde az sayıda kayaya oyulma Likya mezarları görülmektedir.
Arykanda’nın su ihtiyacı gerçekten beceri ve su mühendisliği gerektiren tesislerle sağlanmıştır. Aykırıçay’ın çıktığı yerde sarp kaya yüzeylerine oyulmuş dört ayrı seviyedeki kanal su taşıma görevini yerine getirmektedir. Yer yer kaya yüzeyindeki oyukları aşmak için duvar örülerek kanalın devamlılığı sağlanan bu su yolu şehirde büyük bir olasılıkla gymnasium batısındaki iki büyük sarnıçta sona ermektedir.
Kentin coğrafi konumu savunmaya elverişli olduğu için sursuz inşa edilmiştir. Kent, son yıllarda yapılan kazılarla ortaya çıkarılmış olduğu için, kalıntıların son derece iyi korunmuş olduğunu görebiliriz.

GÜNEŞ ÜLKESİ ARYKANDA VE EFSANESİ

Arykanda; güneşin kutsadığı, gökkubbenin cennet vaat eden kozmik tanrılarının, ışık oğullarının sevgili kenti..Helios, Appollan, Leto, Asklepios ve Hygiea’nın diyarı.
Gölgelerin eridiği, karanlıkların kaçtığı, kötülüklerin soluk alamadığı ışık ülkesi Likya’nın bu güçlü efendilerine yakın, yalçın kayalıkların dibine kurdular Arykandalılar kentlerini.
Parlaklığı ölümsüz güneş tanrısı Helios’u yaşamın efendisi kıldılar. Zeka ışık ve doğruluğa; karanlık, aldanma ve yalan sızmaması için ona ve oğullarına tapınak yaptılar, kurban adadılar.

Arykandos vadisinin yüksek yamaçlarında dolanan sokakları, teraslarındaki evleri böylelikle hep gün yüzü gördü., ocakları bereketle doldu. Şeytan ve düşmanların Altın Halios’un güçlü ışıklı kaşısında tutunamadığı bu ülkeye Apollon, bilgiyi getirme fırsatı buldu. Aydınlamanın ve mükemmelliğin tanrısı;doğrunun, iyinin ve güzelin görülebilmesi için meşale tuttu yaşamlarına.
Annesi Leto, toprakları bereketli kılarken, oğul Asklepios ve onun kızı Hygiea hastalıklara izin vermedi. Ve sedir ormanları, yemiş ağaçları coştu; pınar ve akarsular tanrıların sevgisi ile çağladı.
Güneş ülkesini arayan Odysseos’un yolu buradan geçmiş olmalı. Okeanos’un üzerinde, sonsuz ışınımlı güneşin lütfunda, gökkubbenin çeperine asılı Arykanda, belki de Odysseos’un sonunda cenneti gördüğü diyarın ta kendisidir.
Sonra bir gün tanrıların Arykanda’yı terk etmesiyle, kent sessizliğe karanlığa gömüldü. Ve üzerini örten çalılar, arsız bitkiler onu binlerce yıl suskun bıraktı, ta ki 1971 yılında Prof. Dr. Cevat Bayburtluoğlu tarafından gün ışığına çıkarılıncaya kadar.

LİMYRA(Kutsal Sular Cenneti)
Limyra Finike’nin 5 Km. Kuzeydoğusunda, çok verimli bir ovanın kuzey kısmıdır. Likya dilinde adı “Zemuri” Limyra’nın tarihi, Hititçe “Zumarri” yazıtlarına göre büyük bir olasılıkla M.Ö. 2000 yılına uzanır. Şehir M.Ö. 4.Yüzyılda Trebbimi ve Perikles döneminde başkent görevini üstlenince en parlak dönemini yaşamıştır.
Doğu Likya Hükümranlığının kutsal tapınağı Heroon Limyra’nın zenginliğinin etkileyici bir kanıtıdır. Yine iç kalesindeki burç şeklindeki çekirdek yapılarıyla klasik çağda inşa edilen büyük kale duvarları ve Helenistik döneme kadar uzanan eğimili kale duvarları görülmeye değer eserler arasındadır. İçinde kabartma ve yazıtlar bulunan geniş bir alana dağılmış olan antik mezarlar, Likya kaya mezarlarının en güzel örneklerini teşkil ederler.
Çok nadide heykellerle süslenmiş Helenistik ptolemiyon ve çeşitli zamanlarda şehrin çok önemli konumlarda yer almasına sebep olan ve Kral Augustus’un yeğeni, manevi evladı ve en önemli halefi M.S. 4. Yüzyılda ölen Galius Sezar adına yapılan anıt mezar, en önemli ve ihtişamlı eserlerdendir. Tiyatro, termik tesisler, sütunlu caddeler şehrin Romalılar zamanında çok önemli yapılaşmaya sahip olduğunu göstermektedir. M.S.5. Yüzyılların sonunda yapılan Piskoposlar Kilisesi ve bunun güneyindeki Piskoposlar Sarayı ve küçük kiliseler Limyra’nın Bizanslılar döneminde önemli bir dini merkez olduğunu ispatlamaktadır.
Tarihi kaynaklar ve arkeolojik buluntular, Limyra’nın Selçukluların son dönemine kadar önemli bir konuma sahip olduğunu belgeliyor. 14. Yüzyılda Limyra’dan Antalya’ya kadar uzanan Menteşe Beyliği’nin oturduğu yer olan kent, Beyliğin merkezini oluşturuyordu. Bu arada Finike’den önemli bir bilgin çıktı. Adı Sadr-ad Din Sulaiman al Finiki idi. Osmanlılar döneminde büyük bir olasılıkla şehrin terk edilen doğu tarafında bugün çok sayıda ziyaretçinin uğrak yeri olan Abdal Musa’nın önemli müritlerinden olan Kafi Baba adına inşa edilen Bektaşi tekkesi ve bir türbe bulunmaktadır.
Büyük Türk Seyyahı Evliya Çelebi 1671 de Limyra’ya gelerek Kafi Baba Tekkesini ziyaret etmiş ve Dervişler için şu sözleri söylemiştir:”…Limon, portakal ve nar ağaçları arasında cennette yaşayanlar.”
Bugün Finike’de, eski Limyra limanından antik ve ortaçağ dönemlerine ait çok az yapı kalmıştır. Ancak, Likya ve Osmanlı dönemlerinde stratejik öneme sahip olan Finike Limanı, bugün yat dünyasına açılan marinası ile aynı önemi turizm alanında sürdürmektedir.
OLYMPOS VE ÇIRALI
Finike-Antalya karayolu üzerinde Phaselis’e gelmeden önce Çıralı ve Olympos’a giden yolları gösteren iki işaret görülür. Her iki yolla Olympos’a ulaşmak mümkündür. Çıralı, antik kent Olympos’un yakınındaki köyün adıdır. Olympos M.Ö. II. Yüzyılda kurulmuş bir liman şehridir. M.S. 15. Yüzyıla kadar varlığını sürdürmüştür.ünlü Bellopontes efsanesi burada geçmiştir. Antik kent görmeye değer güzellikte bir vadinin iki yakasında kurulmuştur. Vadi ve kentin denize ulaştığı yerde kumsal, güzel bir plaj oluşturur. Olympos’tan yaya olarak yaklaşık 1 saatte ulaşılabilen Çıralı ilginç bir doğa harikasıdır. Yerli halkın “Yanar” dedikleri bu dağda doğal gaz sızıntısının oluşturduğu ve binlerce yıldır hiç sönmeden yanan alevler gökyüzüne ulaşır.
Finike’ye yaklaşık 40 Km. uzaklıkta komşu ilçe Kumluca sınırları içerisinde bulunan bu yerler, yerli ve yabancı turistleri en çok ziyaret ettikleri antik kentlerin başında gelmektedir.

MYRA(DEMRE)
Finike ile Kaş arasında, Finike’ye 25 Km. uzaklıktadır. Eski çağ Likya’sının en önemli beş kentinden birisi olup, kuruluşu M.Ö.5.Yüzyıla kadar uzanır.
Eskiden bir kıyı kenti iken Derme Çayı’nın getirdiği alüviyonlarla günümüzde denizden içerde kalmıştır. Kaya mezarları, tiyatrosu ve St. Nicholas Kilisesi varlığını günümüze değin sürdürebilmiş önemli yapılardan bazılarıdır.
Finike’den Kekova’ya yapılan günübirlik turların, karadan yapılan bölümünün önemli ziyaret yerlerinden biridir Myra.

KEKOVA(SİMENA)
Kekova, Finike ile Kaş arasında bulunmaktadır. Deniz yolu ile ulaşılır. Tarih, deniz ve güneşin;kelimenin tam anlamıyla, görkemli bir uyum sergilediği bulunmaz bir güzelliğe sahiptir.masmavi ve pırıl pırıl Akdeniz sularının altında yatan binlerce yıl öncesinin uygarlık izleri büyüler burada insanı. Batık kent adıyla anılanKekova’nın tarihi, Likya devrine kadar bilinmektedir. Burada Likya, Roma ve daha sonraki yapılar iç içedir.
Kayaların oyulması ile yapılmış küçük bir tiyatrosu vardır. Eşsiz güzellikteki koyların berrak sularında gömülü olarak yatan kent kalıntıları ve mezarlar ilginç bir atmosfer oluşturmaktadır.

ARYKANDA, KEKOVA, OLYMPOS ÜÇGENİNDEKİ FİNİKE
Deniz, güneş ve dağlar;yorucu bir yıl sonunda dinlenmek isteyen insanlar için önemli öğelerdir. Küçük, eşsiz ve sakin bir ilçe olan Finike ve çevresinde, bu öğelerin yanında binlerce yıllık tarihin izlerini, doğal güzelliklerin içerisinde yakalamak mümkündür. Bu nedenle diyoruz ki; Finike güzel ve huzurlu bir tatilin adresidir.

Dünyanın en güzel koylarının bulunduğu doğa ve tarih zengini KEKOVA, günümüze kadar korunmuş ender rastlanan bir antik kent olan ARYKANDA, doğanın tarihle sarmaş dolaş olduğu OLYMPOS uçgeninin merkezinde bulunan Finike, artık yerli ve yabancı turistlere ev sahipliği yapabilecek potansiyele sahiptir.

Finike ilçe merkezini konaklama üssü olarak kullanacak tatilciler, günübirlik çevre turları ile bir haftada, dünyanın en güzel doğa harikalarını, binlerce yıllık tarihi zenginlikleri gezip görebilirler.
Çünkü;tarihi ve doğal güzelliklerin bulunduğu yerlere kısa sürede ulaşabilen kara ve deniz yollarına sahiptir. Bu özelliğinden dolayı, Finike’ye dinlenmek için gelen turistler, birçok yeri yorulmadan gezme ve görme olanağına sahiptir.
Karadan minibüslerle, denizden yelkenli tekneler ve yatlarla yapılan günübirlik turlar; Finike’ye gelen yerli ve yabancı turistlere, Batı Akdeniz’in bu harika köşesinde, unutulmaz anları yaşama fırsatı vermektedir. Bu yüzden, Antalya’nın küçük bir ilçesi olan Finike, büyük şehirlerin gürültüsünden ve stresli yaşamından uzak;huzurlu, sessiz, sakin ve ucuz bir tatil beldesidir.

FİNİKE-MOSBACH KARDEŞLİĞİ
(BATIYA AÇILAN PENCERE)
1998yılında spor klüpleri arasında oluşturulan dostluk;Finike ve Almanya’nın Mosbach kentlerini kardeş şehir statüsüne kavuşturdu.
Finike ve Mosbach Belediyeleri arasında sürdürülen sosyal, kültürel ilişkiler;öğrenci değişim projesi ile bugünlere ulaştı.
Finike’nin Avrupa’ya açılan penceresi olan Mosbach, Finike’nin tanıtımına büyük katkılar sağlamaktadır.
Bu nedenle, Mosbach ve çevresinde Finike’ye gelen turistler, kendilerini memleketlerinde gibi hissetmektedirler.
Denizi kucaklayan masmavi bir koy içerisindeki konumuyla büyük kültür ve uygarlıkları barındırmış olan bu belde, tüm doğal güzellikleri ile sizler tarafından görülmeyi ve keşfedilmeyi bekliyor.
 
< Önceki   Sonraki >

Duyurular

2009-2010Dönem Sonu Anasınıfı Eğlencesi

Dönem içinde ana sınıfı öğretmenleri ve öğrencileri tarafından hazırlanan eğlence, okulumuzun tiyatro salonunda geçtiğimiz günlerde diğer öğrencilerimize ve velilere sunuldu.

Devamı ...

2009-2010 Eğitim Öğretim Yılına Başladık...             İnsanın en değerli varlık ,Sevginin en hünerli güç,Bilginin en yenilmez kuvvet,Emeğin en yüce değer,

Eğitimin en vazgeçilmez hizmet  olduğuna inanan ve her şeyin insanı sevmekle başladığını kabullenen Hasyurt İlköğretim Okulu; şiir ve konuşmalarla 2009 - 2009 eğitim öğretim yılına başladı…

  

Devamı ...

Öğrenciler Yarı yıl Tatiline Girdi!!

Yarı Yıl Tatili Başladı.  2009-2010 Eğitim Öğretim yılı 1. Dönemi sona erdi. Bazı öğrenciler mutlu iken,

 bazıları üzgündü. Bütün öğrencilerimize başarılar diler, 2. dönem başarılarını artırmalarını temenni ederiz. İyi tatiller...

Devamı ...

Resim Galerisi

Kimler Sitede

Şuanda 15 misafir bağlı

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Finike Hasyurt İlköğretim Okulu Finike Hasyurt İlköğretim Okulu - Antik Kentler