Kum, deniz
ve güneş… Tatil ve deniz deyinde ilk akla geliveren üç önemli
özellik…Finike;kilometrelerce uzunluğundaki kumsal sahili, korkunç
güzellikteki koyları, tüm bunlara ilaveten dağ ve ormanları ile
tatilcilerin isteklerine uygun doğal bir yapıya sahiptir. Herkese açık
olan sahil bandında, ağaçların altında piknik kuran yöre halkı, yerli
ve yabancı turistler, gün boyu kumun, güneşin ve denizin keyfini
yaşamaktadırlar. Avuç içine alındığında su gibi akan kumun, bazı
romatizmal hastalıklarda ve kireçlenmelerde iyileştirici özelliğe sahip
olduğu bilinmektedir. Bu nedenle sahilde kum banyosu yapanlara
rastlamak mümkündür. Şayet doktorunuz sağlığınız için kum banyosu
önermişse, Finike sahilindeki altın sarısı kumların sağaltıcı
sıcaklığına kendinizi bırakabilirsiniz. Alabildiğine uzun, kısım kısım
ağaçlarla kaplı sahilde kamp yapmak isteyenler içinde uygun yerler
bulmak mümkündür. Karavanınız veya çadırınızla Finike’ye gelmişseniz,
güvenli bir şekilde kamp kurabilir., tatilin keyfini daha özgür ve
doğal ortamda yaşayabilirsiniz. Her gün saat 10.00’da çıkan meltem;bir
taraftan deniz suyunun serinliğini karada sıcaktan bunalmış olanların
üzerine taşırken, diğer taraftan sörf yapmak isteyen amatörlere uygun
bir ortam yaratmaktadır. Kumluca istikametinde, 22 Km.lik kumsal
sahilin uysal ve dingin atmosferinden sıyrılıp Derme yönüne gidecek
olursak, dağların arasına sokulmuş maviliklerin oluşturduğu vahşi ama
etkileyici koyların doğal güzelliği ile bütünleşmek ihtiyacını
duyarsınız. Finike kıyılarında yer alan onlarca koydan bazılarından söz
edecek olursak ilk göze çarpacak olanlar şunlardır: ANDREA DORYA KOYU:
Finike ilçe merkezine 3 km. uzaklıkta bulunan bu koy, vahşi güzelliği
ve hiç bozulmamış doğası ile yerli ve yabancı turistlerin tercih
ettikleri yerlerin başında gelmektedir. Hiçbir tesisin bulunmadığı bu
koyda kayaların üzerinde güneşlemek, sakin sularında serinlemek,
ağaçların altında piknik yapmak bir ayrıcalıktır. Aynı zamanda, yat
turizmi yapanların önemli uğrak yerlerinden biri olan Andrea Dorya
Koyu, yatların mola verdiği, turistlerin denize girdiği ve akşam
yemeklerini yedikleri doğal bir mekandır. GÖKLİMAN KOYU:Andrea Dorya
Koyundan bir yarımada ile ayrılan bu koyun antik dönemde liman olarak
kullanıldığı bilinmektedir. Yarımada üzerindeki Likya dönemine ait
kalıntılarda bunu doğrulamaktadır. Gökliman. Kendi içinde, Mendikli
adında küçük ama şirin bir koycuğa sahiptir. Sessizliği ve sakinliği
seven ailelerin uğrak yeri olan Mendikli, aynı zamanda amatör kıyı
balıkçıların avlandıkları yerlerden biridir. Temiz, cam gibi suya sahip
olan bu koya, yukarıdan bakıldığı zaman turkuvaz rengindeki berraklığı
ile seyredenleri kendisine çekmektedir. Çakılların oluşturduğu kıyıda,
nezih bir plaja sahip olan Gökliman’da, Finike belediyesine ait bir
tesis vardır. Denize girmek isteyenlerin şezlong ve güneşlik
ihtiyaçlarını karşılayan işletme, içecek ve yemek hizmeti de
vermektedir. Yöre halkının, yerli ve yabancı turistlerin dinlenmek,
güneşlenmek ve denize girip serinlemek için tercih ettikleri yer olan
Gökliman’a gidiş-geliş saat başı servis yapan çek çek ve dolmuşlarla
yapılmaktadır. ÇAĞILLI YOLU: Gökliman’dan sonra gelen bu koy, şehirden
biraz uzak olduğu için daha çok özel arabası olanlar tarafından tercih
edilmektedir. Bu nedenle Aile Plajı olarak tanınan Çağıllı’da her türlü
ihtiyaç plaj işletmecisi tarafından karşılanmaktadır. Küçük, çakıllı
bir plaja sahip olan kanatlarındaki vahşi doğa görüntüsü, koyun
bütününde güzelliğe dönüşerek insanları etkilemektedir. Kıyılarda kum,
güneş ve deniz aranırken dağlarda da orman, iç sular ve yaylalar
seçilmektedir. Finike, alternatif turizmde de var olduğunu kanıtlama
noktasına gelmiştir. Gökbük Köyünü konaklamaya açan bazı turizmciler,
alternatif turizm alanında oldukça yol katettiler. Yöre için gelecek
vaat eden bu girişimin yaşam bulduğu Gökbük Köyü Finike’ye 20 km.
uzaklıktadır. Bu köy, deniz tatilciliğine seçenek oluşturan konumu ile
büyük şehirlerin gürültüsünden, çevre kirliliği ve beton yığınlarından
bıkmış olanları dağlara, ormanlara ve yaylalara davet etmektedir.
Turizmde yeni bir anlayışa mekan olan Gökbük Köyü; çeşitli dağ sporu ve
etkinliklerine olanak tanıyan tesisleri ile turizme hızla
açılmaktadır.tamamen ormanlarla çevrili Gökbük’ün içinden geçen
Akçay’ın oluşturduğu kanyonda yüzmek, vahşi akıntısında raftinge
katılmak, kanyon boyunca doğa yürüyüşü yapmak, balık avlamak ilk akla
gelen etkinlikleri oluşturmaktadır. Görüldüğü gibi Finike, bir
tarafta;kumu, denizi ve güneşi,diğer tarafta;dağları, ormanları ve
yaylaları ile her türlü tatil talebine olanak tanıyan olanak tanıyan
turizm potansiyeline sahiptir. Finike’ye gelip de İncirli(gök) mağarayı
görmeden gitmek olur mu? Şehir merkezine yaklaşık 1 km. uzaklıkta
bulunan bu mağara, Derme yolunun 30 m. Yukarısında geniş bir ağza
sahiptir. Yukarıdan aşağıya, sağdan sola geniş bir hacim oluşturan
mağaranın tabanında küçük bir göl bulunmaktadır. Tavanda gölün üzerine
uzanan sarkıtlar, mağaranın doğal güzelliğini arttırmaktadır. Atlas
Dergisinin öncülüğünde, Ağustos 1995 yılında, mağarada araştırma yapmak
için göle dalan sualtı ekibi bir sürprizle karşılaşmıştı. Ulaşılabilen
derinlik 122 m. İdi. Ve de bu dalış bir keşfi ortaya çıkarmıştı. Artık
İncirli(Gök) Mağara, kayıtlara göre, şu an için Asya Kıtası’nın
dalınmış ve belgelenmiş en derin mağarasıydı.
|